Baños de Agua Santa – Quito’da geçirdiğim dolu dolu günlerin ardından artık yeni bir maceraya doğru yola çıkma zamanı gelmişti. Sabah erkenden uyandım, kahvaltımı yaptıktan sonra bir gece önceden hazırladığım sırt çantamı omuzladım ve hostelden çıkışımı gerçekleştirdim. Rotam, kaplıcaları, şelaleleri, dağ manzaraları, ekstrem sporları ve meşhur salıncağıyla tanınan Baños de Agua Santa (Baños) idi.
Quito’dan Baños de Agua Santa’ya Ulaşım
Baños’a gitmek için troleybüsle Quito’nun güneyinde bulunan Terminal Terrestre Quitumbe otogarına gittim. Yaklaşık bir saat sonra otogardaydım. Burası oldukça modern, temiz ve düzenli bir otogardı. Gişelerin üzerinde hangi firmaların hangi şehirlere sefer düzenlediği açıkça yazıyordu. Baños yazan gişeyi bulup 4.5 dolar karşılığında otobüs biletimi satın aldım.

Otobüs yolculuğu yaklaşık 3 saat sürdü. Yolculuk boyunca And Dağları’nın etkileyici manzaralarının tadını çıkardım. Ekvador’un Güney Amerika’nın dağlar ülkesi olarak anılması boşuna değildi.
Baños Şehir Merkezi
Baños, yaklaşık 15,000 kişinin yaşadığı oldukça küçük bir yerleşim yeri. Şehir merkezinde yürüyüşe çıktığımda dikkatimi çeken ilk şey şehrin oldukça sakin ve huzurlu bir yer olduğuydu. Yarım günlük bir yürüyüşle neredeyse şehrin tamamını görmüştüm.
Şehir merkezinde dolaşırken ilk olarak Termas de la Virgen bölgesine uğradım. Burada hem şelaleyi hem de termal havuzların bulunduğu alanı görebiliyorsunuz. Ardından Baños’un simgelerinden biri olan Basilica Virgen de Agua Santa bazilikasını ziyaret ettim. Şehrin merkezinde bulunan Parque Palomino Flores ise biraz dinlenmek ve yerel yaşamı gözlemlemek için güzel bir noktaydı.
Baños’ta Yapılabilecek En Güzel Aktiviteler
Baños’un şehir merkezi oldukça keyifli olsa da buraya gelme sebebiniz büyük ihtimalle tarihi yapılar ya da müzeler olmayacak. Çünkü Baños’u asıl özel kılan şey sunduğu birbirinden heyecanlı aktiviteler ve muhteşem doğası. Burada geçirdiğim sürenin sonunda şehrin neden “Ekvador’un macera başkenti” olarak anıldığını çok daha iyi anladım.
1. Casa del Árbol ve Dünyaca Ünlü Salıncak
Banos denildiğinde akla ilk gelen yer hiç şüphesiz Casa del Árbol. Şehrin yukarısındaki dağlarda yer alan bu küçük ağaç ev, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri ünlü El Columpio del Fin del Mundo (Dünyanın Sonundaki Salıncak) isimli salıncak ile karşılıyor.
Şehre yaklaşık 15km uzaklıkta bulunan Casa del Árbol’a şehir merkezinden kalkan servisler veya turlarla gidebilirsiniz. Alana giriş ücreti sadece 1 USD. İlk bakışta oldukça mütevazı görünen bu yerin neden bu kadar popüler olduğunu salıncağa oturduğunuz anda anlıyorsunuz. Önünüzde uzanan yemyeşil vadiler, dağlar ve bulutlar eşliğinde sallanırken kendinizi adeta boşluğa doğru uçuyormuş gibi hissediyorsunuz.
Hava açıksa ve biraz da şansınız varsa Casa del Árbol ziyaretiniz sırasında Baños’un simgesi haline gelen aktif Tungurahua Yanardağı‘nı da görebilirsiniz.
İpucu: Bu arada Casa del Árbol’a giderken yol üstünde farklı salıncaklar da var ve bunlar da oldukça heyecanlı. Derin vadilere bakan yamaçlara kurulmuş olan bu salıncaklar insana adeta uçuyormuş hissi veriyor.
2. Zipline ile Vadilerin Üzerinde Uçmak
Banos, derin vadiler, nehirler ve yemyeşil dağlarla çevrili muhteşem bir coğrafyada yer alıyor. Bu nedenle şehirde yapılabilecek en popüler aktivitelerden biri de zipline. Her yıl binlerce turist bu heyecanı yaşamak için Baños’a geliyor.
Şehir merkezindeki birçok tur acentesinden zipline paketi satın alabiliyorsunuz. Ben de merkezdeki bir acenteden rezervasyon yaptırdıktan sonra firmanın aracıyla aktivitenin başlangıç noktasına götürüldüm.
Deneyim yalnızca bir zipline hattından ibaret değildi. İlk etapta kayalık vadinin üzerinde hızla süzülerek karşı tarafa geçtim. Ardından güvenlik halatlarına bağlı şekilde, altımdan nehrin aktığı dar bir metal köprünün üzerinden yürüdüm. Köprünün sonunda ise kayalıklara monte edilmiş demir basamaklardan oluşan dik bir merdiven beni bekliyordu. Sürekli kancalarla çelik halatlara bağlı olduğumuz için oldukça güvenli hissetsem de tırmanışın kendisi başlı başına heyecan vericiydi.

Zirveye ulaştığımızda ikinci zipline hattı hazırdı. Görevli son güvenlik kontrollerini yaptıktan sonra kendimi tekrar boşluğa bırakılmış halde buldum. Vadinin üzerinde süzülürken çevredeki dağları ve nehirleri kuş bakışı izlemek gerçekten unutulmaz bir deneyimdi.

Yaklaşık 40 dakika süren bu aktivite için 20 dolar ödedim ve verdiğim paraya kesinlikle değdiğini düşünüyorum. Eğer Baños’ta biraz adrenalin arıyorsanız zipline listenizin üst sıralarında olmalı.
İpucu: Zipline maceranızı mutlaka kaydedin. Ortaya çıkacak görüntüler seyahatinizin en güzel anıları arasında yer alacaktır.
3. Balneario El Salado
Baños’ta geçireceğiniz adrenalin dolu zamanlardan sonra yapabileceğiniz en iyi şey kendinizi bir kaplıcaya atmak olacaktır. Bu bölge tektonik hareketler açısından oldukça hareketli olduğu için Baños’ta yeraltının şifalı sularıyla doldurulmuş kaplıcalar bulunuyor. Bunlardan bir tanesi de Balneario El Salado.
Şehir merkezine yalnızca birkaç dakikalık mesafede bulunan bu termal tesis, sıcak su havuzlarıyla günün yorgunluğunu atmak için harika bir seçenek sunuyor. Özellikle serin dağ havasını arkanıza alıp açık havada şifalı sıcak suya girmek inanılmaz keyifli.

Benim tavsiyem mümkünse hafta içi gitmeniz. Hafta sonları hem yerel halk hem de turistler nedeniyle oldukça kalabalık olabiliyor.
4. Trekking, Bisiklet ve Rafting
Benim zamanım sınırlı olduğu için şehrin sunduğu diğer aktiviteleri yapamadım. Ancak siz hem vakit açısından sınırlı değilseniz hem de meraklısıysanız şehirdeki trekking, rafting ve bisiklet aktivitelerine katılabilirsiniz. Bunlar için şehir merkezindeki acentelerden bilgi alabilirsiniz.
Baños’ta Nerede Kalınır?
Baños’ta konaklama seçenekleri ağırlıklı olarak hostel ve birkaç yıldızlı otellerden oluşuyor. Gecelik 50 USD’nin altında çok fazla seçenek var. Bunların birçoğu da kent merkezinde yer alıyor. Bu nedenle de ulaşım sorunları yok.
Ben konaklama için La Casa del Molino Blanco isimli hosteli tercih ettim. Genel olarak oldukça memnun kaldım. Kahvaltısı yeterliydi, personel son derece yardımseverdi ve odalar temizdi. Fiyat-performans açısından değerlendirdiğimde Baños’taki makul alternatiflerden biri olduğunu söyleyebilirim. Hostel hakkında daha fazla bilgi almak için TIKLAYIN!
Baños’ta Ne Yenir?
Banos küçük bir şehir olmasına rağmen Ekvador’un en ilginç gastronomi duraklarından biri. Andes Dağları ile Amazon bölgesi arasında yer aldığı için hem dağ mutfağından hem de Amazon etkilerinden lezzetler bulabilirsin. Eğer aklında “Baños’ta Ne Yenir?” sorusu varsa aşağıdaki öneriler sana yardımcı olacaktır.
a. Melcocha
Baños’un en meşhur yiyeceği. Şeker kamışı şurubundan yapılan geleneksel bir tatlıdır. Şehir merkezinde birçok dükkânın önünde ustaların melcochayı duvara asıp çekiştirerek hazırladığını izleyebilirsin.
b. Hornado
Saatlerce fırında pişirilen domuz eti; yanında mote (haşlanmış beyaz mısır), llapingacho ve soğan salatasıyla servis edilir. Ekvador Sierra bölgesinin en sevilen yemeklerinden biridir.

c. Llapingachos
Peynir dolgulu patates köfteleri. Genellikle sosis, yumurta, avokado ve salata ile servis edilir. Baños pazarında uygun fiyatlı ve oldukça lezzetli seçenekler bulabilirsin.
d. Yahuarlocro
Patates bazlı geleneksel bir And çorbası. Genellikle kuzu etiyle hazırlanır ve Ekvador Sierra mutfağının klasiklerinden biridir. Çorbanın en ilgi çekici özelliği servis sırasında üzerine dökülen malzemedir. Kuzu kanının soğan ve baharatlarla ayrıca kavrularak katı hale getirilmesiyle hazırlanan bu mazleme çorbanın üzerine eklenir. Çorbanın ismi de buradan gelir.
e. Empanadas de Viento
İçinde peynir bulunan, kızartılmış hamur işi. Üzerine pudra şekeri serpilerek yenir. Özellikle serin akşamlarda sıcak çikolata ile çok popülerdir.

Mitad del Mundo (Ekvator Çizgisi): Dünyanın Tam Ortasındayım
Mitad del Mundo (Ekvator çizgisi) – Quito’da geçirdiğim günler boyunca şehir merkezinin tarihi dokusuna, kolonyal mimarisine ve And Dağları’nın büyüleyici manzaralarına hayran kalmıştım. Ama dürüst olmam gerekirse beni en çok heyecanlandıran yerlerden biri şehir merkezinin yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde bulunan Mitad del Mundo (Ekvator çizgisi) oldu. Çocukluğumdan beri televizyonda gördüğüm, okul kitaplarında okuduğum o meşhur çizginin üzerinde duracak olmak kulağa inanılmaz geliyordu.