Pasifik kıyısında, doğayla modern şehir hayatının iç içe geçtiği Vancouver ’da farklı tarihlerde geçirdiğim günler beklediğimden çok daha fazlasını sundu. Bu kısa seyahatlerde şehrin değişik noktalarını keşfedip farklı restoranlarda unutulmaz lezzetler tattım. Bir yandan konakladığım otelin sunduğu dinlendirici konforu deneyimlerken diğer yandan şehrin enerjisini hayatını gözlemleme fırsatı buldum. Bu yazıda, Vancouver’a dair aklımda kalan şehir notlarımı paylaşacağım.
Vancouver gezilecek yerler listesi hazırlamak hiç de kolay değil. Şehir birbirinden güzel o kadar farklı görülecek şeye ev sahipliği yapıyor ki ne kadar uzun bir liste hazırlarsak hazırlayayım mutlaka bir şeyler eksik kalacak. O yüzden bu yazıda okuyacaklarınızı bir çeşit Vancouver gezi rehberi hapı olarak görebilirsiniz.
Vancouver ’ın En Keyifli Köşesi: Kitsilano
Kitsilano (yerlilerin deyimiyle “Kits”), Vancouver’da en sevdiğim bölgelerden biri oldu. Şehrin hem şık hem de rahat ruhunu aynı anda hissedebildiğin bu semt adeta Vancouver’ın göz bebeği. Okyanusun kendine hafif serinliğinin eşliğiyle sahil boyunca uzanan Kitsilano Beach’te yürümek başlı başına insanı keyiflendiriyor. Ayrıca kumların üzerinde güneşlenenler, voleybol oynayanlar, bisiklet sürenler, banklara oturup manzaranın tadını çıkaranlar… Ortam gerçekten çok canlı ama bir o kadar da huzurlu.
Arka sokaklara doğru ilerlediğinizde ise bambaşka bir atmosfer başlıyor. Özellikle West 4th Avenue, butik mağazaları, yoga stüdyoları ve keyifli kafeleriyle tam anlamıyla şehrin trend noktalarından biri. Burada amaç sadece gezmek değil; biraz yavaşlamak, kahveni alıp o “chill” havanın tadını çıkarmak.
Kitsilano’nun en sevdiğim yanlarından biri de manzarasıydı. Vancouver silüetini ve North Shore Mountains’ı buradan izlemek gerçekten ayrı bir keyifti. Ayrıca bölgede yer alan Museum of Vancouver, Vancouver Maritime Museum, H.R. MacMillan Space Centre gibi kültürel duraklar da geziyi daha zengin hale getiriyor.
Eğer Vancouver’da biraz yavaşlamak, yerel hayatı hissetmek ve şehrin enerjisini daha sakin bir ritimde yaşamak istiyorsanız Kitsilano’yu listenizin üst sıralarına mutlaka ekleyin.
Şehrin İkonik İmzası: Canada Place ve Coal Harbour
Canada Place, Vancouver’ın simgelerinden biri olarak şehrin modern yüzünü ve sahil boyunca uzanan etkileyici silüetini keşfetmek için ideal bir durak. Beyaz yelkenleri andıran özgün çatısıyla Canada Plaza aynı zamanda limana yanaşan dev kruvaziyer gemilerini, havalanan deniz uçaklarını ve körfezin büyüleyici manzarasını aynı noktada buluşturan özel bir seyir alanı.
Coal Harbour bölgesini benim için unutulmaz kılan ise sunduğu atmosferdi. Sahil boyunca yürürken bir tarafta şehir yaşamının enerjisi, diğer tarafta suyun dinginliği size eşlik ediyor; uzakta yükselen North Shore Mountains manzarası ise bu deneyimi tamamlıyor. Yürüyüş boyunca Kanada’nın farklı bölgelerine dair detaylarla karşılaşmak, keşfi daha da anlamlı ve keyifli hale getiriyor.
Gastown Buharlı Saati
Vancouver’ın karakteristik yağmurlu havasında Gastown’un parke taşlı sokaklarında yürürken pusun arasından yükselen o meşhur beyaz dumanı görmek tam bir Viktorya dönemi rüzgarı estiriyordu. 1977 yılında Raymond Saunders tarafından tasarlanan bu ikonik Gastown Buharlı Saati şehrin merkezi buhar sisteminden aldığı güçle çalışan dünyadaki nadir mekanik harikalardan biri. Islak kaldırımların üzerinde yükselen bu pirinç ve cam dev her çeyrek saatte bir beş farklı düdükle Westminster melodisi çalarak caddede koşuşturan insanlara selam veriyordu.

Saati izlerken aslında sadece bir zaman makinesine değil, mühendisliğin sanatla buluştuğu bir noktaya tanıklık ediyorsunuz. Her ne kadar zamanla hassasiyeti artırmak için elektrikli bir motor desteği eklenmiş olsa da saat başlarında gökyüzüne doğru püskürttüğü yoğun buhar bulutu hala o eski endüstriyel gücü hissettiriyordu.
Vancouver ‘da Güneşli Bir Havada Lower Lonsdale’e Gidin
Şehrin hangi yakasında olursanız olun güneşli bir havayı yakaladığınızda soluğu Lower Lonsdale bölgesinde alın. Burası şehrin kuzey kısmının en alt noktasında bulunan bir bölge. Bulunduğunuz yere göre karayoluyla veya deniz yoluyla rahatlıkla gidebilirsiniz.
Restoranların, galerilerin, kafelerin ve çok sayıda açık alanın bulunduğu bölge oldukça hareketli. Eğer hava güzelse bir konsere veya başka bir etkinliğe denk gelme ihtimaliniz çok yüksek. İsterseniz Lonsdale Quay Market’te alışveriş yapabilir, isterseniz Wallace Mews taraflarında bir yerlere oturur güzel manzaranın eşliğinde bir şeyler yiyip bir kadeh güzel şarap içersiniz.
Şehrin Yeşil Kalbi Stanley Park
Vancouver’ın kalbinde devasa bir vaha gibi uzanan Stanley Park, şehrin gökdelenlerinden sadece birkaç adım ötede bize uçsuz bucaksız bir yeşillik sundu. Pasifik Okyanusu ile çevrili bu muazzam yarımadanın sahil şeridi boyunca uzanan Seawall yolunda yürürken bir yanımızda dingin sular diğer yanımızda ise asırlık ağaçlar bize eşlik ediyordu. Zamanın huzurla aktığı bir yerdi.
Parkın iç kısımlarına doğru gittiğimizde yerel kültürün izlerini taşıyan görkemli totem direklerini gördük. Üzerlerindeki süslemeleriyle ve devasa yükseklikleriyle bu totemler bu topraklarda yaşamış insanların kültürlerinden derin izler taşıyor. Stanley Park’ın her yerini göremesek de gezimizi parkın en yüksek noktası olan Prospect Point‘ten Lions Gate Köprüsü’nde doğru karardı.
Raylar Üzerinde Çocuksu Bir Neşe: Burnaby Central Railway
Vancouver seyahatimizde hem çocukların hem de içindeki çocuğu yaşatan büyüklerin mest olacağı şehrin en sempatik duraklarından birini de keşfettik: Burnaby Central Railway. Bu minyatür tren parkında trenlerin üzerine oturup gezinmek, rüzgarı yüzümüzde hissetmek çok keyifli ve eğlenceli bir deneyimdi. Trenlerin geçişlerindeki o nostaljik siren sesleri ve beklediğimden çok daha tatmin edici olan hızları geziyi gerçek bir demir yolu yolculuğuna dönüştürdü.
Oldukça uzun ve keyifli bir parkuru tamamladıktan sonra alanın diğer tarafındaki mini oyuncak trenlerin sergilendiği bölümde vakit geçirmek de bir o kadar dinlendiriciydi. Biletlerin sadece 5$ olması sunduğu mutlulukla kıyaslandığında şaşırtıcı derecede uygundu. Bu aktivite özellikle güneşli ve güzel havalarda Vancouver rotanıza mutlaka eklemeniz gereken, bütçe dostu ve bol kahkahalı bir eğlence.
Vancouver’da Nerede Kalınır? Şehrin Kalbinde Bir Ev Konforu
Vancouver, konaklama seçenekleri açısından baş döndürücü bir çeşitliliğe sahip. Bu kadar çok alternatif arasından “doğru” olanı seçmek bazen zorlayıcı olabiliyor. Bizim bu seyahatteki önceliğimiz; kapıdan çıktığımız anda şehrin enerjisine dahil olabileceğimiz, restoranlara, kafelere ve alışveriş duraklarına yürüme mesafesinde, merkezi bir noktada olmaktı. Tabii konfor ve otopark imkanı da vazgeçilmez kriterlerimizdendi.
Tüm bu arayışlarımız bizi Times Square Hotel and Suites ile buluşturdu. Farklı platformlardaki olumlu yorumlar ve otelin bizimle iletişiminde kullandığı samimi dil doğru yeri bulduğumuzu gösterdi.

Biz Times Square Hotel and Suites’de iki gece boyunca 1 Bedroom Suite tipi odada konakladık. Kapıdan içeri girdiğimiz anda bizi karşılayan genişlik, bir otel odasından ziyade şık bir şehir evin hissini veriyordu.
Odada buzdolabından ocağa, mikrodalga fırından her türlü mutfak gerecine kadar ihtiyacınız olan her şeyin bulunduğu bir mutfak vardı. Kendi yemeğini hazırlamak isteyenler için büyük bir artı. Salonun ferahlığı kalabalık grupların bile rahatça vakit geçirebileceği düzeydeydi. Caddeye bakan pencereler sayesinde Vancouver’ın o bitmek bilmeyen enerjisi odanızın içine doluyor. Hava almak istediğinizde ise minik balkon harika bir kaçış noktası sunuyordu. Ayrıca oda gün boyu ışık alıyordu. İçerideki şömine, ayarlanabilir aydınlatmalar ve vantilatör gibi ince düşünülmüş detaylar konaklama deneyimini bir üst seviyeye taşıyordu.
Benim için bir konaklamanın olmazsa olmazı temizliktir. Bu kadar büyük bir odanın her köşesinin tertemiz olması, bembeyaz çarşafların ve tertemiz bir banyonun bizi karşılaması gerçekten takdiri hak ediyor. Ayrıca rezervasyon aşamasından ayrılış anımıza kadar personelin kullandığı o samimi ve çözüm odaklı iletişim dili, kendimizi evimizde hissetmemizi sağladı.
Sonuç olarak; Vancouver’da nerede kalınır diye araştırıyorsanız, merkezi konumu, geniş ve konforlu odaları, mutfaklı suit seçenekleri ve samimi hizmet anlayışıyla Times Square Hotel and Suites gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir adres. Özellikle şehri yürüyerek keşfetmek isteyenler için konumu büyük avantaj sağlıyor. Otel hakkında daha fazla bilgi almak ve rezervasyon yapmak icin tıklayın!

Galapagos Adaları Seyahat Notları #4 – Los Gemelos
Galapagos Adaları’ndaki Los Gemelos’u keşfedin; benzersiz krater oluşumları ve zengin yaban hayatıyla muhteşem bir doğa harikası. Bu inanılmaz yere nasıl gideceğinizi ve Los Gemelos’ta neler göreceğinizi öğrenin.