Karayip Denizi’nin kıyısında yükselen Cartagena (Cartagena de Indias), adeta renklerin ve neşenin başkentidir. Kolombiya’ya ayak bastığım andan itibaren herkesin dilinde aynı öğüt vardı: “Sakın Cartagena’yı görmeden dönme!” Ben de bu tavsiyelere kulak verip Bucaramanga’nın sakinliğinden sonra rotamı bu cıvıl cıvıl şehre kırdım.
500 Yıllık Bir Hikaye
1533 yılında İspanyol kaşif Pedro de Heredia tarafından kurulan şehir konumu ve coğrafi özellikleriyle her dönem önemli bir liman şehri olmuş. Bu şan ve şöhret nedeniyle doğal olarak şehrin başı tarih boyunca işgallerden kurtulmamış. Sürekli farklı güçlerin hedefi olan şehir bu kör talihinden ancak 1821 yılında kurtulmuş. O gün bugündür Cartagena Kolombiya’nın bir parçası olarak Karayip Denizi’nin parlayan bir yıldızı olarak varlığını sürdürüyor.

Cartagena ’nın Nemi Meşhurmuş
Bucaramanga’dan yola çıkan otobüsüm, yaklaşık 12 saatlik bir yolculuğun ardından nihayet Cartagena’ya vardı. Otobüsten adımımı dışarı atar atmaz bana ilk merhaba diyen o meşhur nemli hava oldu. Hiç abartmıyorum; şehrin bunaltıcı ve insana nefes aldırmayan neminin neden bu kadar meşhur olduğunu o an anladım. Yolda sadece birkaç dakika yürüseniz bile sizi sırılsıklam eden, geceleri klimasız veya vantilatörsüz uyumanıza izin vermeyen bir nem.
Ben ki nem oranı yüksek bir şehirde doğup büyümüş biri olmama rağmen buradaki nem karşısında resmen afalladım. Size küçük ama hayati bir tavsiye: Cartagena’da nerede konaklarsanız konaklayın, odanızda mutlaka ama mutlaka iyi çalışan bir klima olduğundan emin olun. Aksi takdirde, bırakın uyumayı, nefes almak bile bir mücadeleye dönüşebilir!
Şehir Merkezine Gidiyorum
Şehirlerarası otobüslerin geldiği otogarın adı Terminal de Transporte de Cartagena. Şehrin biraz dışında bulunan otogardan merkeze gitmek için üzerinde “Centro” yazan otobüslere binmem gerekiyormuş. Bu bilgiyi öğrenir öğrenmez otogarda bahse konu otobüsleri aramaya başladım. Otogarda dolaşmaya başladıktan birkaç dakika sonra üzerindeki “Centro” yazısıyla bir otobüs belirdi. Kısa bir deparla otobüsü yakaladım.

Otobüs hiç beklemeden şehir merkezine doğru yoluna devam etti. Dur kalklarla birlikte yaklaşık 30 dakika süren bol sarsıntılı bir yolculuktan sonra şehir merkezine ulaştım. Bir hayli hareketli olan şehir merkezi turistlerle doluydu. O an bu şehrin bir hayli hareketli olduğunu anlamıştım. Şimdi tek amacım bir an önce hostele gitmek ve eşyalarımı odama bıraktıktan sonra Cartagena’nın o meşhur renkli sokaklarını keşfetmekti.
Renkli Sokaklarda Kaybolmak
Cartagena’da geçirdiğim birkaç günün sonunda bu şehre dair en sevdiğim şeyin, yaşam dolu ve rengârenk sokakları olduğunu fark ettim. Sokaklar her daim canlı ve hareketliydi; üstelik görsel açıdan da son derece etkileyiciydi. Koloni döneminden kalma rengârenk evler, murallarla süslenmiş duvarlar ve sokaklarda vakit geçirmekten keyif alan yerel halk Cartagena’nın sokaklarını bambaşka bir atmosfere büründürüyordu. Burada geçirdiğim günler boyunca özellikle birkaç sokağa hayran kaldım. İşte size Cartagena’da mutlaka görmeniz gereken sokaklar listesi…
1. Getsemaní Bölgesi
Getsemaní, şehrin renkli yaşamını ve sanatsal ruhunu en net şekilde hissedebileceğiniz bölgelerden biri. Buradaki sokaklarda yürürken zamanın nasıl geçtiğini anlamak gerçekten zor.
- Calle de la Magdalena (Şemsiyeli Sokak): Gökyüzünü kaplayan rengârenk şemsiyeleriyle Cartagena’nın en çok fotoğraflanan sokaklarından biridir. Genellikle mavi, pembe ve mor tonlar hâkimdir.
- Callejón Angosto (Dar Geçit): Bir diğer şemsiyeli sokak olan bu dar geçit, yerel halkın saksılar ve çiçeklerle süslediği samimi atmosferiyle dikkat çekiyor.
- Calle de la Sierpe: Devasa ve anlamlı duvar resimleriyle ünlü bu cadde, şehrin tarihini ve kültürünü anlatan sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Bayraklarla süslenmiş bölümü ise ayrı bir görsel şölen sunuyor.
- Calle de la Sierpe: Devasa ve anlamlı duvar resimleriyle ünlü bu cadde, Cartagena’nın tarihini ve kültürünü anlatan sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Bayraklarla süslenmiş bölümü ise ayrı bir görsel şölen sunuyor.
- Calle San Juan: Rengârenk boyanmış evleriyle adeta açık hava sergisi gibidir.
2. Tarihi Merkez (El Centro ve San Diego)
Şehrin surlarla çevrili tarihi merkezi, kolonyal mimarinin en canlı örneklerini görebileceğiniz yerlerin başında geliyor. Rengârenk cepheler, çiçeklerle süslenmiş balkonlar ve her köşe başında karşınıza çıkan tarihi detaylar bu bölgeyi keşfetmeyi çok keyifli hale getiriyor.
- Calle de Don Sancho: İkonik Cartagena Katedrali manzarasıyla öne çıkan, sarı ve turuncu tonlardaki şık binalarıyla oldukça etkileyici bir cadde.
- Carrera 9: Şehrin en renkli noktalarından biri. Her evin farklı renklere boyandığı bu sokakta, begonviller balkonlardan sarkıyor.
- Calle 38 & Carrera 8: Pembe ve turkuaz pencereli evlerin yoğunlukta olduğu, pastel tonların adeta büyülediği bir bölge.
- Plaza de los Coches: Farklı renklerdeki kolonyal binalarıyla daha asil bir geçmişi yansıtan, romantik atmosferiyle öne çıkan bir meydan.
Cartagena Bağımsızlık Günü Kutlamaları
Cartagena’nın en hareketli zamanlarından biri, Bağımsızlık Günü kutlamalarının yapıldığı Kasım ayının ikinci haftası. Ben de seyahatim sırasında bu renkli kutlamalara denk geldim ve gerçekten unutulmaz bir deneyimdi.
Şehrin dört bir yanında düzenlenen kortej geçişleri, dans gösterileri, sokak partileri, güzellik yarışmaları ve daha pek çok etkinlik gün boyu devam ediyordu. Kutlamaların en coşkulu anı ise 12 Kasım’da gerçekleşen büyük kortejdi. Rengârenk kostümler giymiş dans okullarını izlemek için binlerce insan şehrin sokaklarını ve sur çevresini doldurmuştu.
Bir de işin eğlenceli ama biraz “kaçınılmaz” tarafı var 😄 Kutlamalara katılan gençler, ellerindeki şişelerdeki köpükler ve renkli toz boyalarla birbirlerini ıslatıyor ve boyuyordu. Etkinlik alanında dolaşırken ben de payıma düşeni aldım. Kızmak yok; buradaysanız bunları göze almanız gerekiyor.
Kutlamalar akşam saatlerinde de hız kesmeden devam ediyor. Kentin merkezinde düzenlenen partilerde yüzlerce insan, hareketli müzikler eşliğinde sabahlara kadar dans ediyordu.
Devasa Sombrero Vueltiao Şapkası’nın Altındaki Karides Kokteylcisi
Şehirden ayrılmadan önce mutlaka bahsetmem gereken eğlenceli bir lezzet durağı var. Eğer midenize düşkünseniz ve yerel tatları keşfetmeyi seviyorsanız, Avenida Venezuela üzerinde bulunan Ostreria del Mar Rojo isimli büfeye mutlaka uğramalısınız.

1964’ten beri deniz ürünleriyle ünlü olan bu büfe, Kolombiya’nın ulusal sembolü olan Sombrero Vueltiao’nun dev bir kopyasıyla taçlandırılmış. Meksika şapkası bulunan bu büfe, uzun yıllardır deniz mahsullerinden yapılan kokteylleriyle ünlü. Hatta 2015 yılında tam 1.320 kg ağırlığındaki karides kokteyliyle Guinness Rekoru kırmış. Bu dev kokteyl için kullanılan malzemeler de oldukça etkileyici: yüzlerce kilo karides, ketçap, soğan, limon suyu, mayonez ve sebze…

Elbette siz bu boyutlarda bir kokteyl içmiyorsunuz 😄 Ama küçük bir bardakta da olsa bu meşhur lezzeti denemek oldukça keyifli.
Tierra Bomba Adası
Cartagena’da denize girmek gibi bir planınız varsa — ki bence mutlaka olmalı — iki seçeneğiniz var: şehir içindeki Bocagrande plajları ya da Tierra Bomba Adası.
Tierra Bomba, Cartagena Körfezi’nin tam ortasında yer alıyor ve adeta körfez ile Karayip Denizi’ni birbirinden ayırıyor. Otelleri ve plajları sayesinde oldukça popüler olan ada, her daim canlı ve eğlenceli bir atmosfere sahip.
Ada üzerinde pek çok farklı plaj bulunuyor. Bunlar arasında Anaho Beach, Bomba Beach, Palmarito Beach, Feniz Beach, Palmera Beach ve Abello Plajı en çok tercih edilenler. Plajların neredeyse tamamında şezlong, şemsiye ve yemek gibi hizmetler mevcut.
Tierra Bomba’ya ulaşım da oldukça kolay. Dilerseniz turlara katılabilir, plajların transfer hizmetlerini kullanabilir ya da Bocagrande bölgesinde, “Nuevo Hospital de Bocagrande” arkasındaki plajdan kalkan balıkçı tekneleriyle adaya geçebilirsiniz.
Eğer ulaşımı kendi imkânlarınızla ayarlayacaksanız, ücret konusunda pazarlık yapmayı ve gidiş–dönüş saatleriyle ilgili net bir anlaşma yapmayı unutmayın. Fiyatlar genellikle 8.000 – 10.000 COP arasında değişiyor.
Seyahatten Bana Kalan
Benim için Cartagena, Kolombiya’da mutlaka görülmesi gereken destinasyonların başında geliyor. Şehrin canlı atmosferi, kolonyal dönemden kalan izleri, keyifli plajları ve o kendine özgü Karayip esintisi gerçekten unutulmaz bir deneyim sunuyor. Tabii bir de akıllardan çıkmayan nemi var.
Cartagena hakkında daha fazla bilgi arıyorsanız, Colombia Travel web sitesine mutlaka göz atın!

Bucaramanga ’nın Sırlarını Keşfedin: Büyüleyici Girón ve Plaza Central
Venezuela’da geçirdiğim macera dolu bir aylık seyahatten sonra rotamı Kolombiya’ya çevirdim. Venezuela’dan Kolombiya’ya geçişim pek kolay olmadı. Sınırı nasıl geçtim, geçerken neler yaşadım ayrı bir hikaye. O hikayeyi şimdilik bir kenara bırakıp size biraz Kolombiya’daki ilk durağım olan Bucaramanga ’dan bahsetmek istiyorum.