Venezuela’daki Alman Kasabası: Colonia Tovar

0
Takip edin ve Paylaşın
4

Karakas’ın 65km batısında yer alan Colonia Tovar adeta küçük bir Alman kasabası. Bunu daha kasabaya girerken anlıyorsunuz. Kasabaya girerken etrafı şaşkınlıkla izliyorum. Çünkü kasabanın girişinden itibaren evler ve insanların kostümleri Almanya’dakilerin birer kopyası.  Sorup soruşturuyorum sebebi 1841 yılında Almanya’dan buraya gelen göçmenlermiş. Evet yanlış duymadınız kasabanın kurulumu Almanya’dan buraya gelen göçmenler gerçekleştirmiş. Bu nedenle de burası Venezuela’nın ortasında Almanya’ya ışınlandığınız bir kasaba olmuş. İşin tarihi boyutlarına girmeyeceğim. Pek benim ilgili alanım değil. İsteyenler bu linklerden (https://en.wikipedia.org/wiki/Colonia_Tovar, http://www.coloniatovar.net)detayları okuyabilirler. Ben daha çok yemeklerle ve insanlarla ilgileniyorum 🙂

Kasabada buram buram Almanya havası olunca insanın aklına hemen etler, sosisler ve biralar geliyor. Akşam yemeği için sabırsızlanıyorum. Bir iki saat dinlendikten sonra akşam yemeği için arkadaşların önerisiyle Rumbach Restoran’a gidiyoruz. Restorandan içeri girer girmez ahşap masalarda yemeklerini iştahla yiyen insanları görünce daha da heyecanlanıyorum.

Rumbach Restoran

Rumbach Restoran

Alman kostümü giymiş bayan garson yerimizi gösterir göstermez hemen oturuyor ve mönüyü istiyoruz. Mönüyü incelerken ne siparişi vereceğimi düşünüyorum. Gelen öneriler doğrultusunda seçimimi yapıyorum: “Plato Tipico Aleman”dı. İçinde bir domuz pirzola, bir domuz dizi, iki adet sosis (Polonya ve beyaz sosis), patates ve lahana kavurma olan tabak. Tabak dediğime bakmayın çünkü hem gözünüzü hem de midenizi doyuracak büyüklükte.

Tabaktaki lezzetler oldukça güzel. Özellikle kırmızı renkli Polonya sosisine dikkat. Baharatlı ve kıvamı çok yerinde olan bu sosisi ben çok beğendim. Eğer sosisleri paylaşmanız gerekirse bunu siz alın. Bu büyük tabağın fiyatı yaklaşık 10 TL. Yemeğinizi yanında bira içecekseniz eğer bölge biralarından sipariş edebilirsiniz. Ben biraları çok sevmedim. Biraz hafif geldi, ama belki siz severseniz.

Bu şirin Kasaba için bir gece konaklama yeterli. Ben bir ailenin işlettiği küçük bir pansiyonun bir odasında kaldım. Siz de küçük bir otelde veya böyle bir ev işletmesinde kalabilirsiniz. Haftasonları oldukça kalabalık olan kasabada gelmeden önce konaklama rezervasyonu yaptırmanızda fayda var.

Gezecek, yürüyecek, çiftçilikle uğraşan halkın her gün kurduğu pazardan taze meyve ve sebze alacaksınız. Meraklısına gezmek için iki küçük kilise var. Ama bence en güzeli gidin kafenin bir tanesine, söyleyin kahvenizi ve güzel havanın tadını çıkararak kafanızı dinleyin.

This post is also available in: İngilizce

Share.

Leave A Reply