Uludağ’da Kayak Sezonu

0
Takip edin ve Paylaşın
4

Uykumuzu tam alamamıştık. Elimizde olsa saatlerce uyurduk. Ama bir an önce Bursa’ya doğru yola koyulmalıydık. Hızlıca üzerimizi değiştirip bir şeyler atıştırdık. Valizlerimiz önceki geceden hazırdı. Zaten topu topu 2 valizdi. Her şeyi kontrol ettikten sonra valizlerimizi alıp garaja doğru indik. Valizlerimizi arabaya yerleştirdikten sonra yola çıkmaya hazırdık.

Bunun için yoldayım

Bunun için yoldayım

Havanın aydınlanmadığı bir saatti. Caddeler henüz uyanmamıştı. Bir yandan arabanın radyosunda çalan müziği dinliyor, bir yandan da sahil yolundan Yenikapı’ya doğru yol alıyorduk.

İstanbul – Bursa Arasında İDO Hızlı Feribotu

Arabamızla Bursa’ya yorulmadan ve en az maliyetle nasıl gidebiliriz sorusuna cevap ararken en mantıklı çözümün İDO Hızlı Feribot olduğunu gördük. Feribotu kullanırsak hem daha az benzin yakmış olacak hem de trafikte daha az vakit geçirmiş olacaktık. Biletlerimizi seyahatimizden 3 hafta önce İDO’nun websitesinden almıştık. Yolculuktan 3 hafta önce aldığımız için “1 araç + 2 yolcu (sürücü dahil)” olarak gidiş-dönüş bilete toplam 186 TL ödemiştik.

Saat 06:45 gibi Yenikapı İskelesi gişelerindeydik. Bileti internetten aldıktan sonra cep telefonumuza bir SMS gelmişti. Gişedeki görevliye o SMS’deki PNR kodunu söyleyerek biletlerimizi bastırdık ve feribotu bekleyeceğimiz yere doğru yaklaştık. 25 dk sonra araba ve yolcu alımı başladı. Arabamızı feribotun içine park ettikten sonra yolcu bölümündeki yerimizi aldık.

Evden çıkarken yediğimiz ufak atıştırmalıklar bize yetmemişti. Bu yüzden biraz acıkmıştık. Yanımızda bir şey de getirmemiştik. Feribotun bir güzel yanı da buydu. Çünkü feribot içerisinde yemek ve içecek ihtiyacınızı gidermek için kantinler bulunuyordu. Biz kendimize birer sandviç ve çay aldık. Tabi ki buradaki fiyatlar dışarıya göre bir tık pahalıydı. Çay ile birlikte kahvaltımızı yaptıktan sonra üzerimize çöken ağırlıkla biraz uyumaya ve dinlenmeye karar verdik. Yaklaşık 2 saat sürecek olan yolculuk sırasında uyumak bize iyi gelecekti.

Bursa Teleferik’e Doğru Gidiyoruz

İstanbul’dan çıktıktan 2 saat sonra Mudanya İskelesi’ndeydik. Arabamıza binip feribottan ayrıldıktan sonra Bursa’ya doğru yola koyulduk. Rotamızı direkt Bursa Teleferik’e göre çizdik.  Bursa merkezden geçerek ulaşacağımız teleferik için yaklaşık 45 dakika yol yapacaktık. Teleferiğe ulaşmak için tabelaları takip etmek yeterliydi. Şehrin rahat ulaşılabilir bir noktasında bulunan teleferiğe gitmek için tek yapmamız arabayla gereken yokuş tırmanmaktı.

Bursa Teleferik

Mudanya’dan yaklaşık 45 dakika sonra Bursa Teleferiğe geldik. Uludağ’a arabanızla gitmeyi planlıyorsanız dağa çıkmak için en konforlu yol teleferik. Teleferiği kullanırsanız hem dağ yolunda aracınızla kar ve buza karşı bir mücadele vermek zorunda kalmaz hem de enfes manzaranın tadını çıkarırsınız. Biz de arabamızı teleferiğin otoparkına bırakıp, dağa teleferikle çıktık.

teleferiğin manzarası

Teleferik

Teleferik; Teferrüç, Kadıyayla, Sarıalan ve Kurbağa Kaya (Oteller) isimli 4 istasyona sahip. Bu istasyonlardan Teferrüç şehir merkezindeki, Sarıalan piknik alanındaki ve Kurbağa Kaya da oteller bölgesindeki istasyonlar. Teleferikle Uludağ’a giderken Sarıalan istasyonunda aktarma yapmanız gerekiyor. Bu aktarma öyle zor bir aktarma değil. Teleferikten inip 5 dakika yürümeniz ve diğer hatta geçmeniz gerekiyor.

Teleferik manzarası

Teleferik

Teferrüç istasyonunda yaklaşık 240 araçlık bir otopark mevcut. Otoparkın günlük ücreti 15 TL. Özellikle haftasonları otopark çok yoğun. Teleferikle Uludağ’a çıkmak yaklaşık 30 dakika sürüyor. Bu yolculuk sırasında muhteşem doğa manzaraları size eşlik ediyor. Karla kaplı bir doğaya kuşbakışı bakabilmek bir hayli heyecan verici.

Teleferiğin ücreti de gayet makul. Kişi başı tek yön fiyatı 25 TL. Eğer gidiş dönüş alırsanız 35 TL. Gidiş dönüş biletlerinin aynı gün içerisinde kullanılması zorunlu. Öğrenci ve 65+ için indirim mevcut; tek yön 15, gidiş dönüş 25 TL tutarında. Bursa Teleferik hakkında daha detaylı ve güncel bilgilere ulaşmak isterseniz burayı tıklayınız. 

Hotel Monte Baia Uludağ

Uludağ birçok konaklama tesisinin bulunduğu bir bölge. Bunlar içerisinde birini seçmek pek de kolay olmuyor. Bizim tercihimiz Hotel Monte Baia Uludağ oldu. Tam pansiyon konseptiyle hizmet veren otel Uludağ’ın 2. oteller bölgesinde bulunuyor. Bölgenin dikkat çeken otellerinden olan Monte Baia hem artıları hem de eksileri olan bir otel.

Monte Baia Uludağ Oteli'nin genel görünüşü

Monte Baia Uludağ Oteli

Öncelikle, 2. bölgede olması sebebiyle kafa dinlemek isteyenler için gayet güzel bir otel. Bu sakinlik sadece kafa dinlemek isteyenler için değil, kaymak isteyenler için de oldukça önemli. Çünkü, 2. bölgede olmanın bir avantajı da pistlerin sakin olması. Bunun yanında otelin telesiyeje yakın olması ve telesiyejin genelde boş olması kayak meraklıları için mutluluk verici. Bunun yanında, otelin hemen arkasında küçük bir tepe bulunuyor. Burası da kaymayı yeni öğrenenler için oldukça iyi bir antrenman sahası. Otelin bir diğer artısı da yemekleri. Otelin açık büfesi bugüne kadar gördüğüm oteller arasında en iyi açık büfelerden bir tanesiydi.

Oda manzarası

Oda manzarası

Monte Baia Uludağ’ın bir otel olarak eksileri de vardı. İlk olarak otel odaları oldukça eski. Hem odaların hem de dekorasyonda kullanılan mobilyaların artık değişmesi gerektiği açıkça görünüyordu. Buna ek olarak, odaların misafir öncesi hazırlanmasında da bazı problemler var gibi. Örneğin bizim odamız 6. katta olması sebebiyle ufak bir cama sahipti. Camın önün karla kaplı olduğu için biz odaya girdiğimizde oda kapkaranlıktı. Odanın camını, konuyu resepsiyonla birkaç kez paylaştıktan sonra temizletebildik. Oysa bu temizliğin biz gelmeden önce yapılmış olması gerekirdi. Bir diğer eksiklik de otelin bir shuttle’nın olmamasıydı. Oysa teleferikle gelen misafirleri 5 dk uzaklıktaki otele götürecek bir shuttle hizmeti oldukça şık bir hizmet olurdu. Peki bu hizmet olmadığı için biz nasıl otele gittik? 5 dakikalık mesafe için taksiye fahiş bir ücret ödedik. Bu arada otelin havuzunda sorun vardı. Havuz suyunun soğuk olması sebebiyle karlar altında havuz sefası yapamadık.

Otel odasının temizlenme öncesi camı

Temizlenmeden önce odanın camı

Tüm bu artı ve eksileri değerlendirdiğimde Monte Baia Uludağ’ın orta kararda bir otel olduğunu söyleyebilirim. Uludağ’da kalacağınız oteli seçerken öncelikleriniz nedir bilemem, ama bu otel için artıları ve eksileri değerlendirip bir karara varabilirsiniz.

Kayak Malzemeleri

Kayak tatili aslında bir aktivite tatili. Zamanınızın uyumak dışındaki büyük bir kısmını kayarak geçiriyorsunuz. Bu nedenle eğer ekipmanınız yoksa bir yerlerden kiralamak zorundasınız. Monte Baia Uludağ Oteli’nin içinde bir spor merkezi var. Bu merkez hem ders almak hem de ekipman kiralamak için gayet iyi bir yer. Tahmin edeceğiniz gibi bu ekipmanların kiralanması çok da ucuz değil. Örneğin; biz kayak pantolonu ve montuna sahip olduğumuz için sadece kayak malzemesi ve gözlük kiraladık. Bunlara kişi başı 1.5 günlük toplam 140 TL ödedik. Tabi ki bir de telesiyej kullanımı için ödenmesi gereken ücret var. Onun fiyatı da kişi başı 1.5 gün için 130 TL idi. Sonuçta tatili planlarken bu fiyatları da göz önünde bulundurmak gerek.

Dağ havası alırken

Dağ havası

Share.

Leave A Reply