1 Araba – 2 Gün – 4 Şehir : Cremieu

0
Takip edin ve Paylaşın
4

Lyon’dan yola çıktıktan sonra ilk durağımız Vienne’ydi. Orada geçirdiğimiz keyifli bir yarım günün ardından arabamıza atlayıp Cremieu‘ya doğru yola koyulduk. Bol kahkahalı ve bol Google Maps’li bir yolculuk sonrası yolculuğumuzun ikinci durağı olan Cremieu’ya geldik. 

Cremieu

Cremieu

Cremieu’dayız

Cremieu, Lyon’a yaklaşık 50km, Vienne’ye ise 40 km uzaklıkta olan küçük sakin bir kasaba. Biz arabayla kasabaya geldiğimizde yollar oldukça boştu. Bunda Fransa’da tatil olmasının ve insanların çoktan soluğu tatil beldelerinde almış olmalarının etkisi vardı tabi.

cremieu 11

 

Cremieu’ya girer girmez önce arabayı nereye park edelim diye konuştuk. Vienne’de otoparka bıraktığımız için burada da öyle bir şey yaparız diye düşünmüştük; ama şehre girer girmez sokakların tamamıyla boş olduğunu görünce bir oh çektik. Çok şükür ki Türkiye’de olduğu gibi burada da rahatça sokağa araba bırakabilecektik. Memleketten gelirken yanımızda getirdiğimiz iç güdülerimizi kullanarak ağaç altı gölge bir yer aradık. Kısa sürede de tam istediğimiz gibi kent merkezinde gölge bir yer bulduk. Gölge önemliydi; çünkü dışarısı resmen bir milyon dereceydi. Arabanın park sorununu çözdükten sonra şapkalarımızı, fotoğraf makinamızı ve cep telefonlarımızı alıp şehri keşfetmeye başladık.

 

Daracık Daracık Sokaklar

Cremieu çok büyük bir yer değil. Gezmek için saatlerinizi almıyor. Ama sahip olduğu daracık sokaklarında yürümek olukça keyifli. Taş evler, kırmızı çiçekler, taş yollar insanı yüzyıllar öncesine götürüyor. Örneğin Rue Frandin isimli sokağı takip edebilirsiniz. Burası taş evleriyle ve çiçekleriyle hem sizi keyiflendirecek hem de o herkesi kıskandıracak havalı fotoğraflarınız için size iyi bir görsellik verecektir 🙂 

cremieu 3

cremieu 2

cremieu 4

cremieu 5

Biz bu sokaktan yürüyüp, yüzlerce fotoğraf çektikten ve çektirdikten sonra merkeze doğru ilerledik. Merkezde bulunan Halle de Cremieu (pazar yeri) ve etrafında yürüyüşümüze devam ettik. Ancak bir yandan sıcak bir yandan da açlık derken en iyisi bir yerlere oturup bir şeyler yiyelim dedik.

Hall de Cremieu

Hall de Cremieu

Yardım Edin Karnımız Aç

Dediğim gibi, biraz sıcaktan, biraz yorgunluktan biraz da açlıktan yavaş yavaş mekan bakmaya başladık. Önce çok cool’duk. Acaba şurda mı yesek, yok burada mı yesek, pizza mı yesek, şarap mı içsek diyerek kendi aramızda konuşuyorduk. Ama biz bunları konuşurken meğersem restoranlar öğle servislerini kapatmaya ve masalarını toplamaya başlamış bile. Biz daha ne oluyor derken, kapısını çaldığımız her mekandan “Üzgünüz servisi kapattık. İsterseniz akşama rezervasyon alabiliriz.” cevabıyla ayrılmak zorunda kaldık. Biz diyoruz “Yardım edin karnımız aç”, onlar diyor “Şimdi git akşam gel.”

cremieu 12

Bu arada bilmem kaç derece sıcakta buram buram terlemişken sevgilisine oturacak bir restoran veya kafe bulamayan adamın halini bilen bilir. Öyle bir durumda hava 35 derece olsa stres sonucunda hissedilen en az 60 oluyor 🙂

cremieu 9

Şaka bir yana, restoranların servislerini kapatmış olması umutsuzca arabaya doğru yürümeye başladık. Yolculuğa devam edelim en azından yolumuza devam ederken bir benzilikçide durur birer Dardanel sandviç ve ayran alırız dedik. Aklımızda bu hayaller dilimizde “offf çok sıcak” cümleleri varken, biz iki bitkin bir anda Rue de la Loi caddesi üzerinde ufak bir pastacı gördük. Kapının açık olduğunu görünce de hemen içeri daldık.

cremieu 6

Tamam Annecim Sen Ver Onu Bana 

Dükkandan içeri girer girmez dükkanın sahibesi teyze bize Fransızca bir şeyler dedi. Muhtemelen hoş geldiniz, ne istersiniz anlamında bir şeyler demiştir diye düşündük. Ya da öylesi işimize geldi. Bir kez daha kapalıyız vb bir şeyler duymak istemediğimiz için de böyle yorumlamış olabiliriz.

Biz hanımefendiye sadece gülümsedik ve tezgahtaki ürünlere bakmaya başladık. Pizzadan ekmeğe kadar birçok şey varsa da pek bizim ilgimizi çekmedi. Dikkat, halen çok cool’uz 🙂 Ama buradan elimiz boş çıkamazdık. O yüzden tercihimizi pastalara doğru yönelttik. Neyse ki orada güzel görünen bir iki çeşit vardı. Tabi Fransızca bilmeyince biz hanımefendiye ne istediğimizi söyleyemedik. Ben şunu diyorum, o diğerini çıkarıyor, hayır yanındaki diyorum, anlamış gibi yapıp bir başkasını uzatıyor. En sonunda dayanamadım “Tamam annecim sen ver onu bana” diyerek son uzattığını aldım. Hemen paramızı ödeyip soluğu arabada aldık.

OMG

Arabaya oturur oturmaz önce klimayı çalıştırdım. Haliyle araba biraz sıcaktı. Neyse ki klima sayesinde arabanın içi birkaç dakika içinde serinledi. İstediğimiz konfora ulaşınca da pastacıdan aldıklarımızın paketlerini sırayla açıp karnımızı doyurmaya başladık. Daha henüz birkaç ısırık almıştık ki koskocaman açılan gözlerimizle birbirimize baktık. O an ikimizin de zihninden aynı cümle geçiyordu: “OMG“. Diğer bir ifadeyle “Oh, My God” Türkçe mealiyle; “Allahım bu nasıl güzel bir lezzet“. Gündelik kullanımıyla “Resmen dibim düştü“.

cremieu 13

O küçücük pastacıdan aldığımız her şey çok lezzetliydi. Evet karnımızı doyurmak önceliğimizdi ve bunu yapabildiğimiz için oldukça mutluyduk. Ama bunu bir de böyle güzel pastalarla yaptığımız için daha da mutluyduk. Yaklaşık 10 dakika içinde tüm aldıklarımızı bitirmiştik. Artık karnımız tok, sırtımız pekti. Arabayı çalıştırdım, yolculuğumuzun  üçüncü durağı olan Annecy‘ye doğru yola koyulduk. 

Share.

Leave A Reply